BULMACA SÖZLÜĞÜ

         G

 

Gabon’da yetişen zakkumgillerden bir ağaç.:İBOGA

 

Gaetano Donizetti’nin bir operası. : RİTA

 

Gaf,:POT

 

Gagasındaki   deliklerden   rüzgar   estikçe   türlü   sesler   çıktığına   inanılan   bir  masal  kuşu. :MUSİKAR

 

Galeta ununa bulanarak yağda kızartılan bir çeşit köfte,patates v.s.:KROKET

 

Galeta ununa bulanarak yağda kızartılmış pirzola.: KOTLETPANE

 

Gambiya’nın para birimi.  :   DALASİ

 

Gametlerde bulunan kromozomların hepsine verilen ad.: GENOM

 

Gana’nın para birimi.: SEDİ

 

Gayrı müslim mezarlığı.  :  MAŞATLIK

 

Gayrı,başka anlamında eski sözcük. :   SİVA

 

Gaz söktürücü bir bitki./ Hoş kokulu ve baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve içkilerde tat verici olarak kullanılan otsu bitki. : REZENE

 

Gazel ve kasidenin ilk beytine verilen ad. :  MATLA

 

Gazete,dergi gibi yayınlarda sayfa düzeni.:MİZANPAJ

 

Gazete.:CERİDE

 

Gazetecilik dilinde uydurma habere verilen ad. : ASPARAGAS

 

Gaziantep ve Kayseri yöresine özgü,yoğurt tatlısına benzer bir hamur tatlısı.:NEVZİNE

 

Gaziantep yöresinde yetişen beyaz bir  üzüm cinsi.: RUMİ

 

Gaziantep yöresine özgü bir cins çörek.:KAHKE

 

Gaziantep yöresine özgü bir halkoyunu. : AŞEY

 

Gaziantep yöresine özgü bir tür kebap. :   CARTLAK

 

Gazinolardaki ilgi çekici,eğlendirici gösteri:. ATRAKSİYON

 

Gazların hareketini inceleyen fizik bilimi dalı.:AERODİNAMİK

 

Gebe inek. :  AVGAN

 

Gebre otu.  :   KAPARİ : KEBERE

 

Gece korkusu.: NYCTOFOBİ

 

Gece ve gündüzün eşitliği. : EKİNOKS

 

Gece ziyafetlerinde,galalarda ve gece eğlencelerinde erkeklerin giydikleri,önü açık,ceketi daha çok atlas yakalı takım elbise.: SMOKİN

 

Gece. : TÜN : ŞEB

 

Geceler anlamında eski sözcük. :  LEYAL

 

Geceleri sık işeme. : NİKTÜRİ

 

Geceleyin söylenen ağır ve feryatlı türkülerde uygulanan bir halk ezgisi. : TATYAN

 

Geceleyin, ateş  çevresinde  genç  erkeklerin  davul, zurna  eşliğinde  oynadıkları  bir  halk oyunu.: SİNSİN

 

Gecelik,gömlek,peçete yapımında kullanılan bir tür ince,yıkanabilir pamuklu kumaş.:ŞİLEBEZİ

 

Geçen yıl.:BILDIR

 

Geçerli,akan. : CARİ

 

Geçici,yeterli etkinliği olmayan. :   PALYATİF

 

Geçim. :  MAİŞET

 

Geçimini orman ürünlerinden sağlayan köylü. : ÇITAK

 

Geçişme.: OSMOS

 

Gedik,yarık. :   RAHNE

 

Gelecekçilik.:FÜTÜRİZM

 

Gelen evrak. :  VARİDE

 

Gelenek. : ANANE

 

Geleneksel Anadolu konut mimarlığında,ahşap yapılardaki çıkmaların altına çaprazlamasına konan dikdörtgen kesitli destek.:ELİBÖĞRÜNDE

 

Geleneksel Türk evlerinde bulunan raf. :  TEREK

 

Gelibolu yarımadasında eskiçağ kenti.: İDAİON

 

Gelibolu yöresinde kadınların boydan boya örtündükleri bir tür çarşaf.:ALAVURA

 

Gelin başlığı. : KEPEZ

 

Gelin çiçeği.:KALA

 

Gelin tacı.:KALAK

 

Gelincik çiçeği. :  KIZALAK : KALA

 

Gelincik.: ARS

 

Gelinin çeyizi.:DÜRÜ

 

Gelip çatma,girme.  :   HULUL

 

Gelip geçici. :ARIZİ

 

Gelirler. :  VARİDAT

 

Gelişigüzel toplanmış eşya. :   DERİNTİ

 

Gelişigüzel ve dayanıksız yapılmış anlamında: ÇER

 

Gelişigüzel. :   ALELITLAK

 

Gelişme. : NEŞVÜNÜMA

 

Gemi bordolarına,küpeştelerine açılan dörtgen biçimli delik.:LOMBAR

 

Gemi çatmasında eğri parça.:PARAÇOL

 

Gemi demiri.:ÇAPA.:LENGER

 

Gemi demirinin ucundaki yassı parça.: TIRNAK

 

Gemi enkazı,batık.  :  LAŞE

 

Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.  :   KEMERE

 

Gemi için,pervaneyi ters yönde çevirme.: TORNİSTAN

 

Gemi kiralama : ISKAPARMA

 

Gemi omurgası.:KARİNA

 

Gemi safrası. :   SABURA

 

Gemi yada tren yatağı.  :   KUŞET

 

Gemi yapılan yer.:TERSANE

 

Gemi yapım yeri.Gemilerin yükleme ve boşaltma yapması için rıhtımlarla çevrili havuza verilen ad. :DOK

 

Gemi zincirinin su içindeki bölümü. : KALOMA

 

Gemici çırağı,küçük yaştaki tayfa yamağı. :  MİÇO

 

Gemici düdüğü.: SİPSİ

 

Gemici,işçi gibi kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili,danslı yer.:BALOZ

 

Gemicilerin eğlenmek için gittikleri içkili yer.  :   BALOZ

 

Gemicilerin gayret sözü.  :  HEYAMOLA

 

Gemicilikte halat germe. :   TİZE

 

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.:ARMADURA

 

Gemide hareket halinde bulunan bir halatın veya zincirin,bir an durdurulması için verilen komut.: ABOSA

 

Gemide hava bacaları.  :   MANİKA

 

Gemide tayfa başı.  :  LOSTROMO

 

Gemide teslim satış. : FOB

 

Gemilerde çeşitli anlamlar taşıyan ışıklı işaretlerin topluca sıralandığı direk.:NOEL AĞACI

 

Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum. : KARAVELA

 

Gemilerde kullanılan demir halka. : ANELE

 

Gemilerde kullanılan küçük su fıçısı.  :   KARTEL

 

Gemilerde mizana direğinin gerisindeki yelken. : RANDA

 

Gemileri bağlamakta kullanılan üç yada dört kollu halat. :   YOMA

 

Gemileri farklı iki su düzeyinin birinden ötekine geçirmek için yapılan ara havuz.  :   LOK

 

Gemileri iskele,rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat. : PALAMAR

 

Gemilerin alabileceği yükü belirtmekte kullanılan bir tona eşit birim.:TONİLATO

 

Geminin  saatteki hızını ölçen alet. : PARAKETE

 

Geminin arkası. :   PUPA

 

Geminin bağlı olduğu limanın adı yazılan düz veya yuvarlak kıç bölümü :AYNALIK.

 

Geminin başka bir gemiden veya kıyıdan uzaklaşması.:AVARA

 

Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken.: FLOK

 

Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.:KANA

 

Geminin en geniş yeri. :MASTURİ

 

Geminin hangi devlete ait olduğunu gösteren bayrak.  :   BANDIRA

 

Geminin içindeki en alt bölüm.: SİNTİNE

 

Geminin ön tarafı. :   PRUVA

 

Geminin rüzgar alan yönü. : ORSA

 

Geminin rüzgar üstüne veya altına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme,bazısını germe işlemi. :  TİRAMOLA

 

Geminin yan kısmı.:BORDA

 

Geminin zincirini toplayıp  demirini kaldırmaya hazır bulunması :APİKO

 

Genç yanardağların çevresinde,karbondioksit ve metan gazı ile çeşitli hidrokarbon gazları sızdıran yarık veya delik.:MOFET

 

Genç,toy. :   TORLAK

 

Genelev işleten kadın,mama.:ÇAÇA

 

Genelge. : TAMİM

 

Genellikle 12 Martta görülen,Batı Karadeniz’e özgü şiddetli bir fırtına.:HUSUM

 

Genellikle altına gömlek veya bluz giyilen örgü kazak.:SÜVETER

 

Genellikle bayramlarda konuklara ikram edilen kokulu bir çörek.:NOKUL

 

Genellikle beyaz renkli ve damalısı da olan cilalanabilen billurlaşmış kireç taşı. :  MERMER

 

Genellikle bir çok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı.:SABO

 

Genellikle bir traktörün arkasına monte edilen ve zemini derince kazmaya yarayan alet.:RİPER

 

Genellikle dondurmanın yanında yenilen bir tatlı bisküvi. :  KEDİDİLİ

 

Genellikle eski bir sanat yapıtının,bir yazıtın çizilerek veya boyanarak yapılmış kopyası.:RÖLÖVE

 

Genellikle gece kulüplerinde,pavyonlarda genç bir kadının müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri.: STRİPTİZ

 

Genellikle giysinin yaka,kol,etek çevresine kendi kumaşından veya başka kumaştan geçirilen ince şerit.: BİYE

 

Genellikle gömlek yapmakta kullanılan,çizgili ve ince bir pamuklu kumaş.:ZEFİR

 

Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez,naylon v.s.’den yapılmış örtü.:TENTE

 

Genellikle hamsi veya sardalye balığından yapılan zeytinyağlı ve tuzlu balık ezmesine verilen ad. : ANÇÜEZ

 

Genellikle haşlandıktan sonra salata olarak yenilen,deniz kenarlarında ve tuzlu topraklarda yetişen otsu bir bitki.:DENİZ BÖRÜLCESİ

 

Genellikle Hindistan’da dokunan,özel motifleri olan değerli bir yün kumaş. ŞAL  :

 

Genellikle kadınların denize girerken saçları ıslanmasın diye kullandıkları başlık.:BONE

 

Genellikle kahveyle birlikte yenilen bir tür çikolata. :   TRÜF

 

Genellikle kışın akan,yazın kuruyan küçük çay  : DERE

 

Genellikle kürkten yapılmış omuz atkısı : ETOL

 

Genellikle ölçü aygıtlarında gösterge çizelgesi. : SKALA

 

Genellikle resmi yerlerde,resmi işlerde uyulması gereken kural,yol ve yöntemlerin tümü.:SEREMONİ

 

Genellikle şeker hastalarının kullandığı tatlandırıcı : SAKARİN

 

Genellikle topla yapılan yaylım ateş. :   SALVO

 

Genellikle uluslar arası bir serginin yapımcılığını üstlenen kişi. :  KÜRATER : KÜRATÖR

 

Genellikle Uzakdoğu ülkelerinde  B vitamini eksikliğinden  doğan bir hastalık. :  BERİBERİ

 

Genellikle Venedik’te kullanılan bir kayık.:GONDOL

 

Genellikle yakmak için kullanılan iri saman.: KES

 

Yorum Yaz